9 Mart 2017 Perşembe

8 Mart 2017

 
     

         Güzel şey kadın olmak, ayrıcalıklı hormonlar salgılamak, duygu durum hal vaziyet olarak diğer cinsin anlayamayacağı duyguları hissetmek. Şarkıları içine çekip bağıra bağıra söyleme hevesine girebilmek, bir melodiyle ritme kaptırmak vücudunu derdin omuzlarından bastırırken vücudunu... Gülümsemek ve o gülümsemenin çok yakıştığı bir surete sahip olmak. Takıp takıştırmak, işini evini barkını çekip çekiştirmek... Huzur bulmak üretebilme hissinde, beğenmek yaptığını. 

      Bu 8 Mart evli bir kadındım. Başka geldi hislerime, anneleri daha çok izledim, yetişkin  arkadaşlıklarındaki dinamikleri daha yakından gözledim. Orada gördüm bir zaman sonra üretenler ürettiklerini kıyaslamakta ustalaşıyor. Kafelerde oturup sigara kahve sohbet muhabbet yerini daha çok çeşitli yerler gezme, hareket etme, nerede ne var merakına kapılmaya bırakıyor. Genç kadın gruplarındansa orta yaş grup daha çabuk organize olup daha hedef odaklı hareket ediyorlar mesela. Merhaba ben de geliyorum... 
  
          Konser alanı kalabalık salon beklemede. Candan Erçetin ve Kardeş Türküler bir olmuş çok da güzel bir sahne olmuş. Ne güzel sesler bunlar. Dünyada ölümden başkası yalan diyor Candan ERÇETİN... Annem ne de sever bu şarkıyı hoooop kamera... kayıt... Whatsapp... gönder... Annem de orada artık kayıt süresi kadar fark var aramızda o kadar. İzmirin kavakları sonra bak bunu da ablam pek sever yaz gruba aç Instagramı canlı bağlantı yapıyorum diye. Çıktı mı aradan kayıt süresi farkı da sana... Artık her yerde beraberiz, paylaşılan anlar ne de güzel oldu. Biraz da Facebook üzerinden bağlandık canlı yayına uzaktaki birkaç aklı-kalbi orada olmak isteyip de bir şekilde naip olmayan arkadaşlar katıldı eğlencemize. Gülümsediler, gülümsedim. Kolaydı ve yapıldı. Bir kişi gittim  15 kişi izledim işte. Herkes mutlu. 

        Kadınlar değiştirecek dünyayı en güzele, bizler iyilikte buluşacağız kalp kırmamayı öğreneceğiz önce, gönül almayı, arkadan konuşmamayı en çok zamanı boşa harcamamayı, öğreteceğiz sonra miniklere, diğer kadınlara, erkeklere, büyüklere, yaşlılara... Şefkati tattıracağız, gözlerine bakacağız çocukların, söylediklerine kulak kesileceğiz, besleyeceğiz onları en güzel en doğal en olması gereken haliyle besinlerin... Su olacağız toprağa biz değdikçe yeşerecek, yeşerdikçe güzelleşecek. Çok öğreneceğiz çok... Çok öğreteceğiz bir de. Nefes alacağız, soluduğumuz havayı bile sorgulayacağız sonra daha temizi nasıl olacak diye, en temiz havayı çocuklarımız da solusun diye. İşimiz çok bizim... Yolumuz uzun... Buyurun... 


       
      
       

       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder